Nasıl çıkartayım vurduğun gemi
Hicranlar gizlerdi halimin demi
Kaçtım, kendimi aradım ummanda
Bulmak mı; ne zor işti bu zamanda
Güneşle kaybettim yeksan gölgemi
Terki diyar eyledim yörüngemi
Dokuz köye tek bir doğru özge mi
Kovulmak zor işti bu zamanda
Nereye giderdi bindiğim gemi
Sallandıkça sarsıyordu dengemi
Gerçek, rüya, hayal yoksa simge mi
Anlamak; ne zor işti bu zamanda
Yelkenleri fora tam yol ileri
Rüzgarlar estikçe gerdi ipleri
Kulakları tırmalar dalga sesleri
Duymak mı; ne zor işti bu zamanda
Her şeyler yolunda pürüzsüz iken
Deniz de çarşaf gibi dümdüz iken
Aniden gece çöktü gündüz iken
Görmek mi; en zor işti bu zamanda
Gökyüzü kapkara bulutla doldu
Şimşekler çakarak fırtına koptu
Yağmurlar yağarken hayli soğuktu
Hissetmek, ne zor işti bu zamanda
Yolcular başladı homurdanmaya
Süzmeye kalktılar çamurdan maya
Halbuki ayrışmaz hamurdan maya
Tatmak mı; ne zor işti bu zamanda
Biri kura işi attı ortaya
Takılacaktı bir alık oltaya
Çıkaracaklar darasız tartıya
Hafif gelmek zor işti bu zamanda
İsimler yazıldı torbaya kondu
Eşraf suspustu adeta dondu
Talip kuşu gelip başıma kondu
Fark etmek zor işti bu zamanda
Yük azaltmak gerek batmamak için
Yaşama ölümü katmamak için
Bahane kalmadı atmamak için
Vah itiraz zor işti bu zamanda
Kurada kaç defa çekildim bilmem
Nasıl hep son defa geçildim bilmem
Nedendir her defa seçildim bilmem
Atılmak ne zor işti bu zamanda
Antlaşma yapıldı, karar alındı
Kaçak köle var haberi salındı
Nihayet belliydi bariz yalındı
Katılmak ne zor işti bu zamanda
Kolumdan tutup attılar denize
Haklıydılar; hacet yoktu gareze
Bir ben idim arada canlı cenaze
Yaşamak mı; zor işti bu zamanda
Mevzuyu sündürdüm haddinden fazla
Kokmasın diyerek sıvadım tuzla
Boğulurken yuttu bir balık hızla
Çırpınmak ne zor işti bu zamanda
Kimdi suçlu; dilim dilim dilen mi
Uslu durmayıp gemiyi delen mi
Yoksa Hızır’la birlikte gelen mi
Ya bilmek, ne zor işti bu zamanda
Balığın karnıdır şimdi mezarım
Tek noktaya kilitlendi nazarım
Ceset gibi amma hala bidarım
Ölmek mi; ah zor işti bu zamanda




